Deniz ve Göl Araştırmaları

-A +A

Türkiye, deniz ve iç suları ile zengin bir doğal mirasa sahiptir ve bu sular, sahip oldukları potansiyel kaynaklar dikkate alındığında ülkemiz için büyük önem taşırlar. Ülkemizde her biri 5 km2‘nin üzerinde yüzey alanına sahip toplam 48 doğal göl mevcut olup, bu göller toplam 8,900 km2 ‘lik bir alanı kaplamaktadır. Tatlı su kaynaklarının çok kısıtlı olduğu dünyamızda Türkiye, yakın zamana kadar tatlı su kaynaklarının zenginliği ile ayrıcalıklı bir durumda idi. Ancak, dünyanın pek çok doğal göllerinde farklı boyutlarda gözlenen bozulma ve dengesiz yağış rejimi, ülkemiz su havzalarında da gözlenmeye başlandı. Göl havzalarındaki kirlenmenin başlıca nedeni, kentleşme ve endüstriyel gelişmedir. Buna ek olarak yanlış tarımsal sulama ve su ürünleri politikaları, ormanlık alanların yok oluşu ve erozyon göl ekosistemlerini olumsuz yönde etkilemekte ve bozulmayı hızlandırmaktadır. Kullanılamayan su kaynakları da beraberinde ekonomik türleri, doğal özellikleri ve insanca yaşama alanlarını yok etmektedir. Böyle su kaynaklarının tekrar eski kullanımına uygun hale getirmek için yapılan harcamalar oldukça yüksek olmaktadır. Türkiye, aynı zamanda uzun bir kıyı uzunluğuna (yaklaşık 8,300 km), 12 dm ile tanımlanan deniz karasularına, Karadeniz’de tanımlanmış geniş bir ekonomik münhasır bölgeye ve tamamen bir iç deniz niteliğinde olan Marmara Denizi’ne sahiptir. Denizler, sahip oldukları canlı ve cansız kaynaklar ile çok değişik ekosistem servisleri sağlamakta, iş olanakları yaratmakta ve turizm, balıkçılık, gıda, enerji, taşımacılık gibi pek çok sektöre hayat vermesinin yanı sıra iklimsel değişkenlerin dengede olmalarında rol oynamaktadır. Ancak, özellikle kıyı suları, göl ve nehir havzalarına benzer olarak kirlenme, ötrofikasyon ve biyoçeşitlilik kaybı gibi tehditler ile karşı karşıyadır ve bu durumu gösteren bilimsel bulgu ve değerlendirmeler kıyı suları için genelde mevcuttur. Ancak denizlerimizin durumu ve kara ve deniz kaynaklı baskılardan ne düzeyde etkilendiklerine dair bilgi ve veri oldukça yetersizdir. Bu bağlamda, araştırma grubumuz, denizlerimiz ve iç sularımızın durum ve etki değerlendirmelerinin yapılabilmesi, bu kaynakların korunabilmesi ve sürdürülebilir yönetimi için gerekli veri ve araçların üretilmesi amacı ile çalışmalar yapmaktadır.